Çok eskiden beri yerleşim yeri olarak kullanılan Kazıklı günümüzden 200-205 yıl önce oldukça gelişmiş bir köydü. Günümüze kadar
ulaşmış olan “tarih deftrerleri ”nde ismi “Karye-i Eflakanlu ve Karye-i Kazıklu nam-ı diğer Eflakanlı” şeklinde geçen köy 17.yüzyılın sonlarından itibaren kazıklı olarak anılmaya başlanır. Bugün Kavaklı Mahallesi olarak bilinen yerlerin eski ismi de Kazıklı´dır. Köy esas olarak olarak sahilden yukarıya doğru gelişir; deniz kıyısından yalnızca küçük bir iskele vardır.
Oğuzların Afşar Boyu´na ait bir cemaatin adı olan “Kazıklu” uzun bir süre bölgeyi fethetmiş olan eflakan Bey´in yönetimi altında kalır, köyün adına, 1555 yılında bölgeye Alman seyyah Hans Rernschwam´ın yazılarında rastlanır; Kanuni Sultan Süleyman döneminden itibaren Rumelihisarı muhafızlarını tımar olarak verilmeye başlanır. O tarihte çalışan beş değirmeni bulunan köyde buğday, arpa, yulaf, darı, burçak, kuru sağan, meyve yetiştirildiği ve bal üretildiği kayıtlarda görülüyor. Trakya,´dan getirilen buğdayın bölgedeki değirmendlerde öğütüldüğü ve İstanbul´un un ihtiyacını karşılandığı göz önüne alınırsa köyün o tarihte ne kadar gelişkmiş olduğu anlaşılır. Aynı şekilde köyün yıllık verghisi de 1530 yılında 5380 akçeyken kısa sürede 8225 akçeye çıkmıştır. Ayrıca Kazıklı iskelesinden de 600 akçe vergi alınırdı. Etrafta bulunan kervansaraylar yüzünden bölge ayrı bir önemde kazanır. Osmanlı Ordusu sefere çıktığında bu bölgede konaklar.
Fakat yaklaşık iki yüzyıl önce köy bu canlılığını kaydeder. Çok şiddetli olduğutahmin edilen 1766 depremi sonrası ortaya çıkan bataklıklar yüzünden yayılan sıtma sonucunda Kazıklı büyük ölçüde boşaltılır ve bir daha eski canlılığı yakalayamaz.




Mister Wong
Digg
Del.icio.us
Slashdot
Furl
Yahoo
Technorati
Newsvine
Googlize this
Blinklist
Facebook
Wikio